.::Halksohbet::.
Sesli Dünyasina Hoşgeldiniz!
 

Temel ve Maymun

 Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
 

Etmezsen etme

 Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış. - "Allahım sen namazımı kabul et." Ağaçtaki adam: - "Etmem", diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış: - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et." - "Etmem." Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine: - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş. Ağaçtaki adam tekrar: - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş. - "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım."
 

 Dolmakalem

 [Adamın birinin daldan dala gezerken cinsel organı kırılmış. Doktora gitmiş doktor adama her akşam yatmazdan önce on onbeş dakika cinsel organını bir bardak süte bandırmasını istemiş ve adam eve gelip yatma vakti geldiğinde banyo ya girip doktorun dediklerini uygulamaya başlamış tabi karısı içerde bekliyor ve kocasına seslenmiş. Aradan biraz zaman geçtikten sonra kadın sabırsızlanıp dalıvermiş banyoya kadın şaşırarak,
- Ay kocacığım kırk yıl düşünsem bunun bir dolma kalem gibi doldurulduğu aklıma gelmezdi...

Derece

Adam karisini doktora getirmisti. "Ne olur bana yardim edin. Bu kadini deli gibi seviyorum. Onsuz yasayamam. Ama karim bir seks manyagi. Hemen tahrik oluyor ve onune gelenle yatiyor. Bir gun elimden bir kaza cikacak. Birinin girtlagim kesecegim."

Doktor kadini muayene odasina soktu: "Soyunun ve divana uzanin" dedi. Kadin denileni yapti. Ama doktorun eli vucuduna deger degmez elektrik carpmis gibi oldu. Doktora saldirdi. Cigliklar atarak adamin fermuarini indirdi. Doktor ne de olsa erkekti. Daha fazla dayanamadi ve kadinin uzerine uzaniverdi.

Icerden gelen boguk nefesler, cigliklar kiskanc kocanin kuskularim iyice artirdi. Hizla kapiyi acti ve muayene odasina daldi. "Ne yapiyorsun doktor?.."

Doktor panige kapilmadi: "Hic canim, once atesini olcmek istedim, o kadar."

Adam cebinden cikardigi sustalinin dugmesine dokundu. Bicak firladi. Adam bicagin sivri ucu ile tirnaklarim temizlerken tane tane konustu:
"Doktor... Dua et de, o seyi disari cikardiginda uzerinde 35'ten 43'e kadar numaralar olsun!"

Fıkra Adı..:Buz Gibi

Efendim üç yakın komşu.. Her Salı toplanırlarmış aralarında.. Bir Salı, kadınlardan biri anlatmış; "Dün gece bir kabus gördüm.. Kocamla yatıyoruz.. Fena halde canım çekiyor.. Elimi atıyorum, kocamınkine.. Buz gibi.. Kocam ölmüş sandım, dehşet içinde uyandım.. Elimle kontrol ettim gayri ihtiyari.. Baktım. Sımsıcak.. 'Allaha şükür' dedim. Rahat rahat uyudum.." Ertesi Salı ikinci kadın anlatmış.."Ne garip.. Senin anlattıkların beni etkilemiş olmalı.. Gece rüyamda kocamla yatıyoruz. Ben de el attım.. Buz gibi.. Dehşet içinde uyandım.. Elimi uzattım, tuttum.. Sımsıcak.. İçim rahatladı, uyudum.." Üçüncü Salı toplantıya üçüncü kadın mosmor gelmiş.. Bir gözü kapalı.. Bir kolu askıda.. "Geçmiş olsun" demiş arkadaşları.. "Otomobil mi çarptı?.." "Hani o sizin rüyalarınız var ya.. Aynisi benim başıma geldi.. Gece rüyamda kocam yanımda uyuyor.. Elimi uzattım, dokundum.. Buz gibi.. Kocam ölmüş diye dehşet içinde uyandım. Hemen elimi kocama uzattım, dokundum. Buz gibi.. Avcumun içine alıp tümünü yokladım. Buz gibi.. Tam bu sırada kocam uyanıp, ne yaptığımı sordu.." "Eeee" diye meraklanmış öteki kadınlar.. "Niye her erkeğinki sımsıcak da, seninki buz gibi .. ? " diye sormamla beraber..."

Fıkra Gibi Ad..: Bot Ne Kadar?

Abimiz deri, yarım bot ve koyu kahverengi ayakkabıyı alıp kasaya yanaşıyor... Kasadaki bayan botları poşete koyarken, sayın Abimiz de soruyor;
- 43 lira değil mi?...
- Kız, "Ne münasebet" der gibi bakıyor ve "Bunlar orijinal deri...İndirimli fiyatı 180 lira..." Abi'mizin bitiş cümleleri, kızcağızın kopuş anına denk geliyor;
-Olur mu hanımefendi, altında 'Size 43' yazıyor

Hikaye Adı..: Özürlü Olimpiyatları

Bir kaç yıl önce, Seattle Özel Olimpiyatlarında, tümü fiziksel ve zihinsel özürlü olan dokuz yarışmacı, 100 metre koşusu için başlama çizgisinde toplandılar. Başlama işareti verilince, hepsi birlikte başladılar, bir hamlede başlamadılar belki, ama yarışı bitirmek ve kazanmak için istekliydiler. Yarışa başlar başlamaz içlerinden genç bir delikanlı tökezleyip yere düştü ve ağlamaya başladı. Diğer sekiz kişi oğlanın ağlamasını duydular. Yavaşladılar ve geriye baktılar. Sonra hepsi yönlerini değiştirdiler ve geriye döndüler ve oğlanın yanına geldiler. içlerinden Down Sendrom'lu bir kız eğilip oğlanı öptü ve "Bu onun daha iyi olmasını sağlar" dedi. Sonra dokuzu birden kol kola girdiler ve bitiş çizgisine doğru hep birlikte yürüdüler. Stadyumdaki herkes ayağa kalkıp dakikalarca onları alkışladı. Orada bulunan insanlar hala bu öyküyü anlatıyorlar. Neden mi? Çünkü şu tek şeyi derinden bilmekteyiz : Bu hayatta önemli olan şey, kendimiz için kazanmaktan çok daha ötede olan bir şeydir. Bu hayatta önemli olan, yavaşlamak ve yönünüzü değiştirmek anlamına gelse bile diğerlerinin de kazanması için yardım etmektir. Kendisinden güçsüzü ezmeyi ilke edinen, daha güçlünün kendisini ezmesine davetiye çıkarmış olur.






sohbet